Ana içeriğe atla

Kayıtlar

La La Land. Ne zaman hayalin biter, müzik de sona erer.

Bir insanın hayallerinin olması kadar güzel bir şey var mı hayatta? Hayal kurmak hem de en başından, taa oyuncaklarınla oynadığın zamanlardan beri. Sonra da o hayalinin peşinden gitmek; her şeye herkese hatta kendine rağmen.
Mia'nın hayali oyuncu olmak hem de tüm dünyada tanınan bir oyuncu olmak. Seb'in hayali ise Jazz Club açmak. Her ne kadar yeni nesil farklı müziklere kaymış olsa, jazz unutulmuş olsa da.  Los Angeles'da 3 kez karşılaşıyor Mia ile Sebastian. İlki yolda, sıkışık trafikte, ikincisi bir partide üçüncüsü ise Mia'nın çalıştığı cafede. Sonra aşık oluyorlar birbirlerine. Ama öyle dillere destan cinsten değil. Naif bir aşk. Tutkularının önüne geçmesine izin vermezler aşkın.


...............Spoiler..................... Seb pes ediyor ilk önce. Hayalini rafa kaldırıp The Passengers adlı grupla turneye çıkıyor ve plak çıkarmak için hazırlık yapıyor. Mia sinirleniyor bu duruma, hayalinden vazgeçmesi onu hayal kırıklığına uğratıyor; kavga ediyorlar.
Mia oyun yazıyor ve…
En son yayınlar

Leonard Cohen. Sabahlarım, Öğlenlerim, Akşamlarım, Gecelerim.

Leonard Cohen. Evet benim de hayatımın zaman zaman fon müziği olan adam. Genellikle sabahlarımın. Bazen ofiste tek başına kaldığım zaman kulaklığın ucunu bilgisayar kasasından çekip alıp sesiyle ortamı hüzünlendirdiğim öğlenlerin. Akşam üstlerinin mesela, yoğun bir günün ardından evin kapısını açar açmaz cdsine yöneldiğim anların. Gece de özel geçer Cohen ile. Kısık sesini dinlersin kısık kısık. Hayallerin adamı. Artık yok. Hoş biz zaten tanışmıyorduk. Tanışmadan sevdiklerimden. Ne kadar ilginçtir hiç tanımadığın birini sevmek, dinlemek, hissetmek.Arabadayım, birazdan vapura bineceğim her hafta içi sabahı olduğu gibi. NTV açık, her hafta içi sabahı olduğu gibi. Sonra spiker diyor ki Leonard Cohen evinde ölü bulundu, sebebi belli değil henüz. Bir hüzün çöküyor içime. İçime huzur, sevgi, dinginlik ve aşk pompalayan sözleri ve sesini yine hemen hemen her gün duyacak olsam da üzülüyorum.Ölmeden efsane olan adam, şimdi efsanelerin efsanesi olacaksın. 
Biz "Waiting for the Miracle"…

NE OKUMALI ? Çİ

Bu aralar işlerim çok yoğun, öyle böyle değil. Geçen öğlen bir dostumla konuşuyorum o da aynı durumda. Vakitler yetmiyor bize. Okuduğum kitapların içeriği de farklı bu ara, ne okumalı şaşırdım; ama dün dedim ki haydi bitir şu Çi'yi.  Ve bitirdim hatta hızımı alamayıp Kırmızı Saçlı Kadın - Orhan Pamuk başladım. Aslında üçlemenin son kitabı da okunması gereken olarak sırada.
Karma felsefesine inananlardanım. Bir insanın yaptığı iyiliğin de kötülüğün de bir gün dönüp dolaşıp kendini bulacağını biliyorum. Ama bu düşünceyle de adım atmak sahtekarlık değil mi aslında? Bana döner diye kötülük yapmamak. Ya da bana döner diye iyilik yapmak. Çok sahtekarca bir durum. İnsanın tamamen değişmesi gerekiyor; kendine döner diye değil, içinden kötülük yapmaması- iyilik yapması gerekiyor. 
Çi bir denge meselesi. İnsanın nefesle içinde dolaşan enerjiyi doğru kullanmayı öğrenmesi gelişimi açısından da, dünyaya geliş sebebini bulması açısından da son derece önemli. Ama ille bir sarsılması gerekiyor insa…

Hayata Film Arası : Altın Palmiye Ödülü Kimin Oldu?

Ken Loach, filmlerinde genellikle yoksul kesimin hayatlarından kesitler alan bir yönetmen. Bread and Roses, Özgürlük Rüzgarı-The Wind That Shakes the Barley- Özgürlük Dansı, Carla'nın Şarkısı seyrettiğim ve aklımda kalan ve önerebileceğim film tavsiyeleri arasında. İç burukluğu yaşatan ve dünyada çok büyük bir payın yoksul hayat yaşadığı düşünüldüğünde huzur bozan; e hadi bozsun, kalp sıkıştıran cinsten hikayeler bunlar. Son filmini, I, Daniel Blake'i henüz seyretmedim. Ve bu filmle Loach dün akşam Cannes Film Festivali en önemli ödülü Altın Palmiye ödülünü kazandı.  Filmde, İngiltere’de eşini kaybetmiş orta yaşlı bir marangozun kalp krizi geçirmesiyle süregelen sosyal yardım sistemi işleniyor.   BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN MÜ? Loach Mel Gibson'ın elinden ödülünü alırken, ‘Umut mesajı vermek zorundayız, başka bir dünyanın mümkün olduğunu söylemek zorundayız’ dedi. Cannes Ödül Alanlar Jüri Büyük Ödülü – It’s Just the End of the World – Xavier Dolan Jüri Ödülü: American Honey – Andre…

Akasha Dağları'na mı Kaçsak?

Bu dünyadan değil gibi olan yerler var. Değişik yerler... Her coğrafyada var. Akasha Dağları da onlardan birisi. Güney Afrika'da. 
Peki, azap dolu, çilekeş, yıpratıcı dünyadan buralara kaçsak, acaba huzuru bulabilir miyiz ki?

Bu kadar sakin, güzel yerler varken dünyada, böyle huzurlu ve keyifli yaşamak varken, nedendir bu kanlı düzen?

En azından bakayım, değişik yerler göreyim, biraz daha fotoğraf lütfen diyorsanız buyurun buraya... BAC

Hepimizin başı sağolsun, ateş düştüğü yeri yakıyor ama biz de mutsuzuz, umutsuzuz...

Film Arası : Mantıksız Adam

Woody Allen filmleri sinemaya aşık olmamı sağladı desem yalan olmaz. İlk seyrettiğim filmi -henüz 13 yaşımdayken- Bananas. O kadar etkilenmiştim ki, aslında tam da o gün hayatımın en keyifli aktivitesinin sinema olacağının işaretiydi bu kesin. Woody film yapar, ben bayılırım o günden beri. Adamın tarzı, hayata bakışı, insanlara bakışı, öz güveni beni benden alıyor. İnsan bir filmi seyretmeye kıyamaz mı? Kıyamaz...İlk seyrediyorum, sonra bir daha, sonra bir daha...

Hayata film arası : Mantıksız Adam Woody Allen'ın 2015 sonunda vizyona giren yine hem senaryosunu yazıp hem yönettiği film. Baş rollerde Emma Stone ve Joaquin Phoenix var. Konusu ise kısaca şöyle;






















Abe Lucas (Joaquin Phoenix), küçük bir şehir üniversitesine felsefe hocalığı yapmak için yerleşir. Mesleğinin de verdiği ruh hali ve orta yaş kriziyle birlikte içinden çıkılamaz bir varoluşsal boşluğa düşer. Artık hiçbir şeyden zevk almamaktadır. Okula gider, gelir, görevini yapar, o kadar. Öğretmen arkadaşlarından Rita Richards …

Film Arası : 2016 Oscar Ödülleri

Bir kere Digitürk'e teşekkür etmek istiyorum; internetten canlı yayın herkese açık Oscar törenini yayınladığı için. Son derece her anlamda cömert bir yaklaşım. 2016 Oscar ödülleri töreni tam olması gerektiği gibiydi. Ben kırmızı halıda uyuyup sonra saati kurmama bile gerek kalmayacak bir heyecanla tam 3.30'da uyanıp direk ödül törenini seyredenlerden oldum bu sene. Kıyafetlere de netten bakarım. Gecenin bana göre sürprizi "En İyi Kurgu" dalındaydı. Tamam Mad Max:Fury Road iyi bir konuyu ele almış ama en iyi kurgu dalında şüphesiz favorim Spotlight idi.

Dünyaca ünlü takip oranı fazla olan Hollywood insanlarının küresel ısınma, doğa katliamı, her türlü istismar, ırk ayrımcılığı gibi önemli konularda duyarlı olması önemli. Yapılan filmlerde (özellikle belgeseller) altı çizilen sorunlar daha çok kitleye duyuruluyor ve hedef  alınan kitleler de bir silkiniyor diye düşünüyorum. Lady Gaga şovu da, Fifty Shades Of Grey şarkı performansı da ayrıca nefisti. En iyi film Spotlight…

Film Arası : Bafta Ödülleri

2016 Bafta ödülleri dün akşam dağıtıldı.Hiç bir kanal töreni vermedi. Baştan sona baktım,yok. Bir daha baktım, yok. Sosyal medyadan takip etmeye çalıştım, keyif vermedi. Bu ne saçmalıktır anlamadı. Eskiden CNBC-e vardı, E2 vardı, bu tip programları asla atlamazdı... En İyi Film: Diriliş (The Revenant) En İyi Yönetmen: Alejandro G. Inarritu- Diriliş (The Revenant)
En İyi Erkek Oyuncu: Leonardo DiCaprio- Diriliş (The Revenant)
En İyi Kadın Oyuncu: Brie Larson- Gizli Dünya (Room)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mark Rylance- Casuslar Köprüsü (Bridge of Spies) 
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Kate Winslet- Steve Jobs
En Orijinal Senaryo: Spotlight
En İyi Sinematografi: Diriliş (The Revenant)
En İyi Belgesel: Amy 
En İyi İngiliz Filmi: Brooklyn 
En İyi Uyarlama Senaryo: Büyük Açık (The Big Short) 
En İyi Animasyon Filmi: Ters Yüz (Inside Out) 
En İyi Yabancı Film: Wild Tales 
En İyi Prodüksiyon Tasarımı: Çılgın Max: Öfkeli Yollar (Mad Max: Fury Road)? 
En İyi Görsel Efekt: Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor (Sta…

Film Arası : CAROL.CAROL.CAROL...

Her ne kadar kadın ve erkek eşit olsa da, olsa gerekse de ilişkide bazı yadsınmayacak gerçekler var. Erkeğin rolü kadının rolü gibi kulağa ve ruha hoş gelmeyen bir cümle söylemek de istemem ama işte bazı şeyler erkeğe bazıları da kadına daha çok yakışıyor diyelim. Bu sadece kadın erkek ilişkisinde değil.
Çünkü bir de Carol var. Carollar var; Therese var, Thereseler var...

Film arası :Carol, Film, Patricia Highsmith'in romanından uyarlama, senarist Phyllis Nagy, yönetmen Todd Haynes ve oyuncular Muhteşem Cate Blanchett, Rooney Mara, Sarah Paulson, Cory Michael Smith ve Kyle Chandler.

İki kadının yani Carol ile Therese'nin tesadüfen tanışması, birbirlerine aşık oluşlarının hikayesi bu. Hikaye derin. 




Spoiler.....

Carol sosyal statü bakımından Therese'nin çok üstünde çok hoş bir kadın. Son derece iyi giyimli, zengin, elit çevreden biri Carol. Therese ise zor geçinen, çalışan ve sıradan bir genç kız. Ancak bu belirgin farklar baştan sona asla farkedilmiyor, göze batmıyor,çünkü ne o…

Film Arası : İşte Benim Favorilerim

EN İYİ FİLMBüyük Açık (The Big Short)
Casuslar Köprüsü (Bridge of Spies)
Brooklyn
Mad Max: Fury Road
Marslı (The Martian)
Diriliş (The Revenant)
Gizli Dünya (Room)
Spotlight ***
EN İYİ YÖNETMENAdam Mckay – Büyük Açık (The Big Short)
George Miller – Mad Max: Öfkeli Yollar (Mad Max: Fury Road)***
Alejandro G Inarritu – Diriliş (The Revenant)
Lenny Abrahamson – Gizli Dünya (Room)
Tom McCarthy – Spotlight EN İYİ ERKEK OYUNCUBryan Cranston – Trumbo
Matt Damon – Marslı (The Martian)
Leonardo DiCaprio – Diriliş (The Revenant)
Michael Fassbender – Steve Jobs
Eddie Redmayne – Danimarkalı Kız (The Danish Girl)***







EN İYİ KADIN OYUNCUCate Blanchett – Carol***
Brie Larson – Gizli Dünya (Room)
Jennifer Lawrence – Joy
Charlotte Rampling – 45 Yıl (45 Years)
Saoirse Ronan – Brooklyn EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCUChristian Bale, Büyük Açık (The Big Short)***
Tom Hardy, Diriliş (The Revenant)
Mark Ruffalo, Spotlight
Mark Rylance, Casuslar Köprüsü (The Bridge of Spies)
Sylvester Stallone, Creed YABANCI DİLDE EN İYİ FİLMEmbrace of the…